CHP Mersin Milletvekili Başarır'dan Basın Bayramı Mesajı

MANŞET, Mersin Haber, Mersin CHP,

CHP MERSİN MİLLETVEKİLİ AV.ALİ MAHİR BAŞARIR’IN BASIN BAYRAMI GÜNÜ MESAJI


111 yıl önce bugün kaldırılan basın sansürünün yıl dönümünde basın mensuplarının asılsız suçlamalarla hapsedildiği gerçekleri yazmak ve halka duyurmak isteyen gazetecilerin iktidar tarafından sürekli baskı altında tutulduğu günleri yaşıyoruz.

II. Meşrutiyet ile birlikte basına sansürün kaldırıldığı 24 Temmuz 1908’in yıldönümü Türkiye’de her yıl basın bayramı olarak kutlanıyor. Ancak Türkiye’de basın özgürlüğü tablosu her geçen sene kötüye gidiyor.

Maalesef her türlü baskı ve yaptırıma uğrayan basınımızın bazıları kalemlerinden maruz kalmış, bazıları da kalemlerini bırakmak zorunda kalmıştır. Demokrasinin temel şartlarından biri de ifade özgürlüğüdür. Bu ifade özgürlüğü halkında haber alma özgürlüğüdür. Fakat sadece gazetecilik görevini yaptığı için hapse atılmak, tahammülsüzlük ve demokrasinin olmadığı ülkelerde yaşanmaktadır. Üstelik tahammülü olmayan yandaş medya adeta bir sektör haline gelmiş, yanlı haber yapmaktan öte özgür basına da saldırır hale gelmiştir.

Demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarından biri olan basının işlevini en iyi şekilde yerine getirilebilmesi için basın özgürlüğü hayati önem taşır. Anayasamızın 28. Maddesinde “Basın hürdür, sansür edilemez” hükmü ile anayasal bir güvence altına alınmıştır. Fakat bugün basının baskı altında olduğu da bilinen bir gerçektir.

Basın özgürlüğünün kısıtlanması halkın özgürlüğün kısıtlanması demektir. Çünkü baskıcı uygulamalara maruz bırakılmak istenen özgür basınımıza müdahale edilmek istenmesi, halkın haber alma özgürlüğüne yapılmış bir gasptır.


Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre Türkiye 180 ülke arasında Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Ruanda ve Irak'ın ardından 157 sırada. Türkiye 2010’da 138, 2002’de ise 99. sıradaydı.


Nisan-Mayıs-Haziran 2019 dönemini kapsayan “BİA Medya Gözlem Raporu” AİHM, Anayasa Mahkemesi ve yerel yargının pozitif yükümlülüklerini yerine getirmede sorumluluktan kaçtığı bir dönemde 213 gazeteci ve medya temsilcisinin toplam 10 kez ağırlaştırılmış müebbet, 2 bin 408 yıl hapis ve 1 milyon 885 bin TL manevi tazminat istemiyle yargılandığını gösteriyor.

Cumhurbaşkanı seçildiği Ağustos 2014’te Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik yayınlar ve düşünceler nedeniyle yaygın şekilde kullanılmaya başlanan TCK’nın 299. Maddesi, 1 Temmuz 2019’a kadar en az 59 gazetecinin hapis, ertelemeli hapis ve para cezasına mahkûm edilmesine zemin oluşturdu. Eski milletvekilimiz Eren Erdem de yazdığı haberlerden dolayı tutuklu ve bugün cezaevindeki gazetecilerin sayısı 134!

Cumhurbaşkanlığı sistemindeki Yeni Türkiye’de hukukun üstünlüğü kaybolan bir hatıradan öteye geçmemektedir. 24 Temmuz Basında Sansürün Kaldırılışı ve Basın Bayramı’nın 111. Yıl dönümünde dileğim tutuklu bulunan gazetecilerin özgürlüklerine ve kalemlerine bir an önce kavuşmasıdır.

Türkiye bugün böyle bir baskı dönemini yaşıyorken “basın bayramı” demek de o günü kutlamak da maalesef utanç vericidir. Unutulmamalı ki, gazeteciler üzerindeki baskılar son bulunca, cezaevlerindeki gazeteciler özgür kalınca, medya işlevini yine yerine getirebilince kazanan tüm Türkiye olacaktır. Bayram kutlayabildiğimiz günleri getirene kadar 24 Temmuz sadece tarihte bir gündür.

Tüm bu baskılar ve yaptırımların gölgesinde kalemini halkın haber alma özgürlüğü için kullanan ve tarafsızlık ilkesine bağlı kalan ve işini hakkıyla yaparak zor şartlar altında özgürce kalemine sahip çıkan, halkın haber alması için emek harcayan basınımıza teşekkür ederim. Şu an görevlerini özgür ve hür bir şekilde ifa eden tüm basın mensuplarına saygılarımı iletiyorum.

TANITIM VİDEO

0 comments

Yorum Gönder

Dikkat ! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.