YAZARLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YAZARLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mayıs 2019 Cuma

Kul Hakkına Girmeyin, Vebali Ağırdır

Kul Hakkına Girmeyin, Vebali Ağırdır

Anamur Haber, Anamur Son Dakika, Hüseyin Şinasi, YAZARLAR,


Hüseyin Şinasi / Anamur Manşet Köşe Yazarı ;
Kul hakkına girmeyin, vebali ağırdır.


İşinde gücünde, ibadetlerini yerine getirmeye çalışan, kendi halinde bir genç adam. Dükkânını kapatmış, eve gitmeden önce yakınlardaki mahalle camisinde ikindi namazını kılma düşüncesi ile yola çıkar. Ezan okunmaya az bir zaman kalmıştır. Abdest almak için caminin abdesthanesine yönelir. Tam bu sırada caminin imamlarından birinin tuvaletten çıkmış, lavaboda elini yıkarken görür. Hoca bir iki saat önce yaptırdığı iğnenin, kanayıp kanamadığını kontrol etmiş, kanamadığını görmüş ve içi rahatlamıştır.


Genç adam hoca ile selamlaşır, birbirlerinin hal ve hatırını sorarlar. Hoca elini sabunla yıkar, camiye girmek üzere abdesthaneden ayrılır. Genç adam bir taraftan abdest alır, bir taraftan da Hocanın tuvaletten çıktıktan sonra neden abdest almadığını düşünmeye başlar. Ama mantıklı bir cevap bulamaz. Abdestini alır, ayağını kurular, çorabını, ayakkabısını giyer, ezanın okumasını beklemek üzere camiye girer. Biraz sonra hocalardan biri ezan okumaya başlar, saflar oluşur namazın sünnetini kılmaya başlarlar. Bir başka görevli kamet getirir. Genç adamın abdestinden şüphelendiği hoca, namazın farzını kıldırmak üzere ön tarafa doğru yönelir.

Tam bu sırada genç adam yıldırım çarpmış gibi irkilir. Abdestsiz olduğunu düşündüğü hocanın arkasında namaz kılamayacağına karar verip, hızla camiden dışarı çıkar. Heyecandan kalbi çarpacak gibi hızla atar. Tüyleri diken olmuş, ellerli titremektedir. Nihayet cemaate hocanın yaptığını anlatmaya karar verir.



Caminin dışında namaz bitinceye kadar bekler. Kalabalık yavaş yavaş dağılmaya başlayınca, mahalleden tanığı, samimi bulduğu bazı yaşlılara, imamın abdestsiz namaz kıldırdığını söyler. Gördüklerini en ince ayrıntısına kadar anlatır. Hocanın samimiyetine güvenen cemaatten kimse anlatılanlara inanmak istemez. Fakat bir süre sonra cemaat arasında, hatta mahallede ekleme ve çıkarmalar yapılarak söylenti iyice yayılır. Fısıltı

halindeki dedikodu sonunda imamın kulağına kadar gider. İşin doğrusunun öyle olmadığını anlatmaya, izah etmeye çalışır, ama kimseyi inandıramaz. Hoca’nın abdestsiz namaz kıldırdığı dedikodusu, müftülüğe kadar gider. Hakkında soruşturma açılır. İş o kadar büyümüştür ki, Hocanın kendisi harici herkes bu yalana, dedikoduya inanmıştır. Hocaya kimse sahip çıkmaz Mecburen başka bir kente tayini ister, çeker gider.



Aradan seneler geçmiş, genç adam olayı çoktan unutmuş gitmiştir. Yolu bir defa daha imam ile kesişir. Müzmin bir rahatsızlık nedeniyle hocanın görev yapmakta olduğu kentin hastanesine gider. Sabah ve akşam günde iki defa iğne yaptırması gerekmektedir. İğne yapılan yerde bazen kanama oluyor, bazen olmuyordur. Eğer kanama varsa abdesti yeniden alıyor, değilse almıyor.



Genç adam her zaman olduğu gibi hastanede iğnesini yaptırmış, namaz kılmak için yakınlardaki bir camiye giderken seneler önce mahallesinde görev yapan imamla karşılaşır. Sohbet ederler. Sohbet sırasında rahatsızlığından, iğne vurdurmaktan, kanamanın olup olmaması konuşulur. Hoca böyle bir durumla kendisinin de karşılaştığını, kanamayı kontrol etmek için caminin tuvaletine gittiğini, çıkarken gören birinin, hoca abdestsiz namaz kıldırıyor diye şikâyet etmesi sonucu, iftiraya kurban gittiğini, tayinini buraya aldırdığın anlatır.



Genç adam bir kez daha irkilir, büyük bir yanlışlık yaptığını, suçu günahı olmayan hocaya büyük iftira attığını anlar. Çünkü aynı şeylerle kendisi de karşılaşıyor, kanamayı kontrol etmek zorunda kalıyor. Dayanamaz hocanın eline sarılır. Özür diler. Olup bitenleri baştan sona anlatır. Bütün bunlara ben sebep oldum der. Tekrar tekrar özür diler. Affetmesini ister. Hocanın gözü faltaşı gibi açılır. Ama artık olan olmuş, testi bir kere kırılmıştır. Ne kadar tamir etmeye kalksan eskisi gibi olmuyor.



İşin aslını, astarını iyice bilmeden, öğrenmeden, birileri hakkında ileri geri konuşmak, onu yargılamak, haksız yere kötülemek doğru değil, günahtır. Kul hakkıdır. Günlük hayatta hepimiz buna benzer şeyleri hep yapıyor, ileri geri konuşuyor,

birilerinin günahına gidiyoruz. Olmuyor, olmuyor, olmuyor.


Ramazan ayındayız. Ramazan oruçtur, kurandır, namazdır, duadır, yalvarıştır, günahlardan arınma, temizlenmedir, fitredir, zekâttır, paylaşmadır. Ramazan iyilik ve güzelliklerde yarış, kötülüklerden kaçıştır. Hayırlı ramazanlar
loading...

10 Mayıs 2019 Cuma

31 Mart Seçimlerinde Mehmet Türe

31 Mart Seçimlerinde Mehmet Türe

Anamur Haber, Anamur Son Dakika, Hüseyin Şinasi, YAZARLAR,

Hüseyin Şinasi / Anamur Manşet Köşe Yazarı; 31 Mart Seçimlerinde Mehmet Türe

31 Mart yerel seçimleri değerlendirme yazılarımızda sırasıyla MHP’li Cumhur İttifakı adayı Hidayet Kılınç’ın nasıl kazandığı ve CHP adayı Durmuş Deniz neden ve kaybettiği ile ilgili sorulara cevap bulmaya çalışmıştık. Bu yazımızda İyi Parti Adayı Mehmet Türe’yi değerlendireceğiz.

2009 ve 2014 dönemlerinde iki defa seçilme başarısı gösteren Mehmet Türe ile ilgili değerlendirmelerimize başlamadan önce her zaman olduğu gibi 31 Mart seçimleri ve geçmiş seçimlere ilişkin bazı bilgiler aktaralım. Zira bu bilgiler olmadan, doğru bir seçim değerlendirmesi yapamayız.


2014 yerel seçimlerinde Anamur’da şu sonuçlar ortaya çıkmış. Kent Merkezinde MHP 8364 oy, CHP 7684 oy, AK Parti 6135 oy almış. Beldelerde (Çarıklar, Ören) MHP 1953 oy, CHP 1295, Ak Parti 1479 oy almış. Köylerde MHP 5732 oy, CHP 3455 oy, Ak Parti 5044 oy almış. Anamur geneli MHP 16049 oy Ak Parti 12677 oy, CHP 12434 oy almış. MHP’li Mehmet Türe ikinci defa başkan seçilmiş.


7 Haziran 2015 milletvekili seçimlerinde MHP 13604 oy, Ak Parti 13313 oy, CHP 12324 oy almış. Yenilenen 1 Kasım 2015 seçimlerinde Ak Parti 15245 oy almış, MHP 13024 oy almış, CHP 12412 oy almış.


Anamur’da 24 Haziran 2018 milletvekili seçim sonuçları şu şekilde gerçekleşmiş: Ak Parti 13.733 oy, MHP 5.972 oy, İyi Parti 9.453 oy, CHP 12.849 oy, HDP 845 oy ve SP 386 oy almış. Merkezde Ak parti 6938 oy, CHP 8623 oy, İyi Parti 5581 oy MHP 3440 oy almış. Beldelerde Ak Parti 1572 oy, CHP 1157 oy, İyi Parti 1055 oy, MHP 665 almış. Köylerde Ak Parti 5215 oy, CHP 3052 oy, İyi Parti 2805 oy, MHP 1805 oy almış.


Şimdi de 31 Mart seçim sonuçlarına bakalım: Anamur Belediye

Başkanlığı seçiminde, Cumhur İttifakı adayı MHP’li Hidayet Kılınç 19.545 oy almış. CHP Adayı Durmuş Deniz 15697 oy almış, İyi Partili Mehmet Türe 7542 oy almış. DP 654 oy almış. Biraz daha ayrıntıyla girmek gerekirse; Anamur Merkezde MHP 10084 oy almış, CHP 9783 oy almış, İyi Parti 4045 oy almış, DP 242 oy almış. Beldelerde (Ören ve Çarıklar) MHP 2260 oy, CHP 1444 oy, İyi Parti 1015 oy almış, DP 86 oy almış. Köylerde MHP 7173 oy, CHP 4454 oy, İyi Parti 2471 oy almış, DP 326 oy almış.


Belediye Meclisi seçim sonuçlarına bakalım: Merkez Mahallelerde MHP 10084 oy, CHP 9620 oy, İyi Parti 3884 oy, DP 422 oy almış. Beldelerde MHP 2201 oy, CHP 1413 oy, İyi Parti 1008 oy, DP 123 oy almış. Köylerde MHP 7086 oy CHP 4430oy, İyi Parti 2232 oy, DP 444 oy almış. Belediye Meclisi genel sonucu MHP 19397 oy, CHP 15481 oy, İyi Parti 7134 oy, DP 990 oy almış.


Son olarak Büyükşehir Başkanlığı sonuçlarını verelim. Merkezde MHP 10514 oy, CHP 9837 oy, P 3591 oy almış. Beldelerde MHP 2317 oy, CHP 1477 oy, DP 910 oy almış. Köylerde MHP 7358 oy, CHP 4527 oy, DP 2158 oy almış. Büyükşehir Anamur geneli; MHP 20227 oy, CHP 15986 oy, DP 6665 oy almış. İyi Partinin büyükşehir adayı yoktur.


Seçim sonuçlarına ilişkin bilgileri aktardıktan sonra, 2009 ve 2014 dönemlerinde MHP’den Anamur Belediye Başkanı seçilen, 2019 seçimlerinde İyi Partiden Belediye Başkan adayı olan Mehmet Türe’yi değerlendirmeye başlayabiliriz. Yine hemen soralım Mehmet Türe neden kaybetti? Mehmet Türe MHP’den iki dönem üst üste Anamur’da başkanı seçilmiş iken neden bu defa seçilemedi?


Seçimden hemen sonra sokağa çıktık, Mehmet Türe’nin neden kaybettiğini öğrenmeye çalıştık. Konuştuğumuz çoğu kişi, Mehmet Türe’nin kaybetmesini; partisini değiştirmesine, belediye personeline psikolojik baskı uygulamasına ve özel hayatına bağlıyorlar.


Mehmet Türe’yi, Anamur’un en işlek bir yerinde lüks bir büro tutması ve MHP’den aday aday olduğu 2008 yaz aylarından beri tanımaya ve takip etmeye çalışıyoruz. 2009 Belediye Başkanlığı seçimi öncesi, 7-8 tane çok güçlü aday adayı arasından MHP’nin adayı olmayı başarmış, az bir farkla da olsa belediye başkanlığını kazanmasını bilmişti.


Mehmet Türe ile bir dönem beraber hareket etmiş, daha sonra yollarını ayırmış birçok kişiyle karşılaştık. Bu insanları bir şekilde kendinden soğutmuş veya uzaklaştırmış. Buna “kullan, at gitsin” politikası demek daha doğru olur. Mehmet Türe karizmatik kişiliği, liderlik özelliği ve kendine özgüveni yüksek bir kişi, reklamı, gösterişi seviyor. Belki hesabını, kitabını iyi yapamadı, başkan olarak girdiği seçimi kaybetti.


2014 seçimlerini değerlendirirken, Türe için, “beraber yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişmesin.” Uyarısını yapmıştık. Olmadı, olamadı. Ne diyelim hayırlısı olsun.


Not: 31 Mart seçim sonuçları ile daha önce yapılan seçim sonuçlarını birlikte gösteren çalışmaları için Anamur Gündem gazetesinde teşekkür ederiz.
loading...
Reklam Alanı
loading...

26 Nisan 2019 Cuma

31 Mart Seçimlerinde Hidayet Kılınç

31 Mart Seçimlerinde Hidayet Kılınç

Anamur Haber, Anamur Son Dakika, Hidayet Kılınç, Anamur Belediyesi,

Hüseyin Şinasi / Anamur Manşet Köşe Yazarı ; 31 Mart Seçimlerinde  Hidayet Kılınç...


31 Mart 2019 Pazar günü yapılan seçimlerde, Anamur’un seçmen sayısı 50.354’dir. Bunun 45.546’i oy kullanmış olup, seçime katılma oranı %90’dır. Belediye Başkanlığı seçiminde geçerli sayılan oyların toplamı 43.683, geçersiz oyların toplamı 1863’dür. Belediye Meclisi seçiminde 43.366 oy geçerli olup, geçersiz oy 2180’dir. Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde 43.530 oy geçerli sayılmış, 2016 oy geçersiz sayılmıştır.


Anamur Belediye Başkanlığı seçiminde, MHP Adayı Hidayet Kılınç 19.545 oy, CHP Adayı Durmuş Deniz 15.697 oy, İYİ Parti adayı Mehmet Türe 7.542 oy almış. Yarışın kazananı MHP’li Hidayet Kılınç olmuştur.


Anamur Belediye Meclisi seçiminde, MHP listesi 19.397 oy, CHP listesi 15.481 oy, İYİ Parti listesi 7.134 oy almış. Sonuç olarak MHP 15 üye, CHP 8 üye, İyi Parti 2 üyelik kazanmıştır. Anamur, Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinde, altı üye ile temsil edilmektedir.


31 Mart 2019 seçimlerinde, bir önceki seçimde oluğu gibi partiler, ittifaklar ve işbirlikleri kurarak kazanmaya çalıştılar. Mersin’de Ak Parti ile MHP Cumhur İttifakı olarak ortak adayları ile seçime girdi. CHP’yi HDP aday göstermeyerek destekledi. İyi Parti ilçelerde kendi adayları ile yarışa katıldı.


Ak Parti İle MHP arasında yapılan protokole göre Hidayet Kılınç Anamur’da, Mustafa Çetinkaya Bozyazı’da Cumhur İttifakının adayları olarak yarıştı. Her iki parti belediye meclisine ortak liste çıkardılar.


MHP’li Cumhur İttifakı adayı Hidayet KIlınç’ın adaylığının açıklandığı 15 Kasım 2018’den, seçimi kazandığı 31 Mart 2019 akşamına kadar olan gelişmeleri yakından takip ettik.


21. Dönem Mersin Milletvekili Hidayet Kılınç isminin Anamur Belediye Başkan adaylığı için konuşulmaya başlanmasıyla birlikte, MHP’de sevinç rüzgârları eserken diğer partilerde bir panik havası görülmeye başladı. 24 Haziran seçimleri sonrası kurgulanan bütün plan ve hesaplar allak bullak oldu. 15 Aralıkta Anamur girişi Pulludan başlayan ve MHP önünde doruğa ulaşan karşılama programı ve nihayet Hidayet Kılınç’ın Cumhur İttifakının adayının olduğunun açıklanmış olması bir anlamda seçimin sonucunu belirlemiş oldu.


MHP İlçe yönetimi, Kadın Kolları, Ülkü Ocakları, Ak Parti Yönetimi, Kadın Kolları ve Gençlik Kollarının ortak çalışmaları, kadın erkek, genç yaşlı Hidayet KIlınç gönüllüleri, gece gündüz, yağmurda yaşta, soğukta açlığa, susuzluğa, bütün yetersizliklere rağmen başarılı bir seçim çalışması yürüttüler.


Ak Parti ile MHP’nin son seçimde aldığı 20 bine yakın oy ve diğer partilerin seçime ayrı giriyor olması, Hidayet KIlınç’a zaten psikolojik bir üstünlük sağlamıştı. Halk arasında “matematiksel olarak Hidayet Kılınç kazanır.” imajı yerleşmişti. Elbette bu işler, matematikteki 2+2’nin 4 ettiği gibi olmuyor. Kızan oluyor, küsen oluyor, şahsi düşünen oluyor. İşin içine akrabalık, arkadaşlık, hemşerilik gibi faktörler giriyor. Sandıktan sonuç istenildiği gibi çıkmıyor. Sonuç olarak Hidayet Kılınç, 19.545 oy alarak Anamur Belediye Başkanlığı seçimini kazandı.


Daha önce yayımlanan yazılarımızda ifade etmiştik. Hidayet Kılınç Anamur ve Mersin’de takip ettiği halk tipi politika nedeniyle bir marka ve karizmatik bir kişiliğe sahip. Halk tipi politikacılar için, kişilerin siyasi görüşü, kim olduğunun önemi yoktur. Sorunu çözmeye, işi kolaylaştırmaya, yardımcı olmaya, yol göstermeye çalışırlar.


Anamur Belediye Başkanı Hidayet Kılınç’a, Belediye Meclisi Üyelerine ve personeline başarılar diliyoruz.


Haydi, kolay gelsin.


loading...

13 Nisan 2019 Cumartesi

Anamur seçim sonuçları üzerine bir değerlendirme

Anamur seçim sonuçları üzerine bir değerlendirme

Anamur Haber, Anamur Son Dakika, YAZARLAR, Hüseyin Şinasi,


Hüseyin Şinasi / Anamur Manşet Köşe Yazarı ; Seçim sonuçları üzerine bir değerlendirme


31 Mart 2019 Pazar günü yapılan seçimleri kazanan adaylar göreve başlayıp, kutlamaları kabul etmeye devam ediyorlar.

Her zaman olduğu gibi kutlama için kuyruğa girenlerin ön saflarında yine hep kazanan “pazartesi seçmenleri” var. Seçim kampanyası boyunca adayın yanı başında gece demeden, gündüz demeden, yağmurda, soğukta, yarı aç, yarı tok, koşan, koşturan isimsiz kahramanların olup bitenleri seyretmekten öte yapabileceği bir şey yok. Bu trajikomik duruma başkanların dikkat etmesi, gerçek sevenleri ve dostlarını küstürmemesi, gönüllerini alması gerekiyor. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az. Bizden hatırlatması.

Geçelim.


Bu seçimde ilginç bir durumla karşılaştık. Geçen yıl 24 Haziranda yapılan milletvekili seçim sonuçları ile 31 Mart seçim sonuçları arasında çok ilginç benzerlikler var.

Mersin’de 24 Haziran seçimlerinde Ak Parti + MHP ve BBP’den oluşan Cumhur İttifakı 441.349 oy almış. CHP + İyi Parti+ SP+DP ortaklığı 457.749 oy almış. HDP’nin tek başına oyu 185.293’dür.

Bilindiği gibi 31 Mart Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde, Ak Parti aday çıkarmayıp, MHP’li Hamit Tuna’yı desteklemiş. HDP’de aday çıkarmayıp CHP’li Vahap Seçer’i desteklemişti. Öbür taraftan Kocamaz aday olamamış ve DP’li Ayfer Yılmaz’ı desteklemişti.

Seçim kurulu raporlarına göre, CHP Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Vahap Seçer 476.967 oy almış. MHP adayı Hamit Tuna 433.556 oy almış. DP Adayı Ayfer Yılmaz 127.227 oy almış görünüyor. Ve CHP’li Vahap Seçer kazanmış.

2014 seçimlerinde BDP aday çıkararak nasıl CHP’ye kaybettirip Kocamaz’ı kazandırmışsa, bu seçimde de HDP aday çıkarmayarak CHP’li Vahap Seçer’in kazanmasını sağlamış. 24 Haziran milletvekili seçiminde Cumhur İttifakı 441.247 oy almış, 31 Martta Hamit Tuna 433.556. Aldığı oy 8 bin civarında düşüktür. Diğer taraftan CHP + HDP ortaklığı 24 Haziranda 481.349, 31 Martta Vahap Seçer 476.967 oy almış, 5 bin civarında düşüktür. Seçimin sonucunu Tarsus, Mersin merkez ilçeleri tayin etmiş, yarışı Vahap Seçer kazanmıştır.

Anamur’da 24 Haziran seçim sonuçları şu şekilde gerçekleşmiş:

Ak Parti 13.725 oy, MHP 5.923 oy, İyi Parti 9.441 oy, CHP 12.819 oy, HDP 845 oy ve SP 386 oy almış. Ak Parti + MHP İttifakı 19.648 oy yapıyor.

Şimdi de 31 Mart seçim sonuçlarına bakalım:

Anamur Belediye Başkanlığı seçiminde, MHP Adayı Hidayet Kılınç 19.545 oy almış. CHP Adayı Durmuş Deniz 15.697 oy almış. İYİ Parti adayı Mehmet Türe 7.542 oy almış.

Görüldüğü gibi MHP’li Hidayet Kılınç’ın aldığı oy ile 24 Haziranda Cumhur İttifakının oyu birbirine çok yakındır. CHP adayı Durmuş Deniz CHP’nin oylarını 2878 arttırmış başarılı bir grafik izlemiştir. Öbür taraftan İyi Partili Mehmet Türe 1899 oy kaybı yaşamıştır. HDP’nin 845 oyunun da CHP’ye gitmesi muhtemeldir.

Bundan sonraki yazılarımızda partileri ve adayları değerlendirmeye başlayacağız.

Rahmetli Vedat Çelikbaş’ın kullandığı ifade ile bitirelim. Şimdilik bizden bu kadar.

Hoşça kalın.


loading...
Reklam Alanı

7 Nisan 2019 Pazar

Anamurda Seçimin Faturası

Anamurda Seçimin Faturası

YAZARLAR, Hüseyin Şinasi, Anamur Haber, Anamur Son Dakika,

Hüseyin Şinasi / Anamur Manşet Köşe Yazarı ; Bir seçim daha biterken…

Seçim bitti. Geçim başlayacak, başlayamıyor.

Şimdi de seçim sonuçları her ortamda konuşulmaya, tartışılmaya devam ediyor. Elbette kazananlar sevindi, kazanamayanlar üzüldü. Ama kazananlar için de, kaybedenler için de hayat kaldığı yerden devam edip gidiyor. Daha önce ifade ettiğimiz gibi kazananların başı göğe değmedi, kazamayanlar için de kıyamet kopmadı. Bu vesile ile seçimlerin ve sonuçlarının ülkemize, milletimize, bölgemiz insanlarına hayırlı olmasını dileriz.

Bundan önceki seçimlerde olduğu gibi, bu seçim döneminde de, bütün parti ve adayları, gerek basından, sosyal medyadan, gerekse sokakta yakından takip etmeye çalıştık. Yayımlanan yazılarımızda, sosyal medya hesabımızda gözlemlerimizi tarafsız, objektif olarak yansıtmaya çalıştık. Adaylara ve taraftarlarına saygımızın bir gereği olarak yazılarımızda şu kazanır, şu kaybeder gibi bir yargı koymadık. Doğruya doğru, yanlışa yanlış” demeye özen gösterdik. Başarılı olabilmişsek ne mutlu bize.

Gelelim seçim sonuçlarına:

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde,

CHP Adayı Vahap Seçer 476.967 oy ve %45.09

MHP Adayı Hamit Tuna 433.556 oy ve %40.98

DP Adayı Ayfer Yılmaz 127.227 oy ve %12.03 sonuç aldı. Kazanan Vahap Seçer oldu.


Anamur Belediye Başkanlığı seçiminde,

MHP Adayı Hidayet Kılınç 19.545 oy almış.

CHP Adayı Durmuş Deniz 15.697 oy almış.

İYİ Parti adayı Mehmet Türe 7.542 oy almış

Kazanan Hidayet Kılınçtır.



Anamur Belediye Meclisi seçiminde,

MHP 19.397 oy almış

CHP 15.481 oy almış

İYİ Par. 7.134 oy almış.

Bu sonuçlar ile MHP 15 üye, CHP 8 üye, İyi Parti 2 üyelik kazanmış. Büyükşehir Belediye Meclisine, doğal üye olarak Başkan Kılınç ve 3 üye MHP’den, 2 üye CHP’den katılacaktır.

Son olarak bir bilgi daha paylaşalım.

Anamur’un oy kullanması gereken seçmen sayısı 50.354 kişidir. Anamur Belediye Başkanlığı seçiminde geçerli sayılan oyların toplamı 43.683, Belediye Meclisi seçiminde 43.366 oy geçerlidir. Büyükşehir Başkanlığı seçiminde 45.546 seçmen oy kullanılmış olup, 2016 geçersiz olmak üzere 43.530 oy geçerli sayılmıştır. Oyların dağılımı şu şekildedir.

SP 213 oy

BTP 46 oy

TKP 52 oy

VP 145 oy

CHP 15.986 oy

DP 6.665 oy

MHP 20.227 oy

DSP 196 oy almıştır.

Konuyu fazla uzatmayalım. Şimdilik bu kadar.

Hoşça kalınız.
loading...

26 Mart 2019 Salı

Sandık Başına Giderken

Sandık Başına Giderken

Sandik Basina Giderken


Hüseyin Şinasi / Anamur Manşet Köşe Yazarı ;
Seçime bir hafta kala...

31 Mart 2019 Pazar günü yapılacak yerel seçimlere bir haftadan daha az bir zaman kaldı.

Her dönemde belediye başkan adayı çok olur. Fakat seçimi kazanmak için koşan, koşturan, ter döken aday sayısı azdır.

Anamur’da seçimi kazanmak isteyen üç aday var. Başkan Mehmet Türe, MHP’li Hidayet Kılınç ve CHP adayı Durmuş Deniz.

Gelecek hafta bugünlere bunlardan birinin nasıl kazandığını, diğerlerinin neden kaybettiğini koşuşuyor olacağız.

Hangi aday kazanırsa kazansın, kendini büyük ve erişilmez görmemeli, kibirlenmemeli. Aksine alçak günlü olmalı. Dostluk, arkadaşlık, kardeşlik kapılarını sonuna kadar açmalı. Kaybedenlerin gönlünü alacak bir şeyler yapmalıdır. Diğer taraftan kazanamayan adaylar da asla kimseye küsmemeli, dargınlık gütmemeli, kazananı gidip kutlamalı, tebrik etmelidir. Asıl büyüklük ve kahramanlık budur.

Seçim kampanyaları başlarken yazdığımız bir yazıda şunları ifade etmişiz. “Acı bir gerçeği ifade etmek gerekiyorsa; Anamur’da beş sene, on sene önce, halk arasında hangi konular konuşuluyor, nelerden şikâyet ediyorsa hepsi aynı kalmış. Çözüme kavuşan bir şey olmamış. Su sorunu, yol sorunu, otopark sorunu, çöp sorunu, çevre kirliliği, çarpık yapılaşma ve kentleşme sorunu, genç işsizlik sorunu vs…

Demek ki; otuz senedir belediye başkanları gelmiş geçmiş bir içme suyu sorununu çözememişiz. Bırakın köyleri, şehir içinde yol sorununu bitirememişiz. Araç sayısı artmış, araçların otoparkı sorun olmaya devam etmiş. Hala yayla yoluna çöp dökmeye devam etmişiz. İnsan ve çevre konusunda hala çok gerilerdeyiz. Yerden mantar biter gibi, imar dışı, mimarlık fukarası, estetikten uzak binalar yükselmiş. Yeşil alanlar yok edilmiş, hastalıklar, kanser vakaları artmaya devam etmiş.”

Adayların hazırladıkları proje kitapçıklarında, broşürlerde, mahalle toplantılarında hep yukarıdaki sorunlar dile getirilmiş. Bunları en iyi biz çözeriz demişlerdir. Seçim kampanyası başka türlü de olmaz zaten.

Pazar günü yapılacak olan nihayetinde bir yerel seçimdir. Hep birlikte yaşadığımız kenti, beldeyi yönetecek başkan ve ekibinin seçimidir.

Bir ülkenin veya bir kentin gelişip, büyümesi bir orkestranın işleyişine benzer. Bir kentin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmesi, genel yönetim yani hükümet ile yerel yönetimin uyumlu hareket etmesi ve özel girişimin teşvik edilmesi, işinin kolaylaştırılması ile mümkündür.

Halkın önüne böyle bir fırsat beş yılda bir çıkar. Böyle bir fırsatı iyi değerlendirmek, doğru olan ne ise onu yapmak gerekiyor.

Takım tutar gibi parti ve aday tutmayın. Kim yapar, kim yapamaz, kim veya kimler işin rantında, parasında pulunda bilirsiniz. Yapamayacak olanı arkadaşım, dostum, köylüm diye korumayın, değerlendirmeyin. Hatta bol reklama, tantanaya, araç konvoyuna, salon veya sokak gösterilerine de aldırış etmeyin.

Sandık başına giderken, oy kullanırken kafanıza kim uyuyorsa, kime güveniyorsanız, tercihiniz, kararınız da o olsun.

Haydi, kolay gelsin, bakalım.
loading...

16 Mart 2019 Cumartesi

Anamur’da seçimi kim kazanır ?

Anamur’da seçimi kim kazanır ?

Anamur’da-secimi-kim-kazanir

Anamur’da seçimi kim kazanır ?

31 Mart 2019 Pazar günü yapılacak yerel seçimlere iki hafta kaldı. Bundan önceleri olduğu gibi çarşıda, pazarda, parkta, bahçede, cadde ve sokakta, bürolarda, çay ocaklarında rastladığımız herkes ile görüşüp, seçimin nabzını tutmaya çalışıyoruz.

Ortaya çıkan manzara şudur:

Cadde ve sokaklarda Anamur Belediye Başkan adaylarından İyi Partili Mehmet Türe’nin, CHP’li Durmuş Deniz’in ve MHP’li Cumhur İttifakı adayı Hidayet Kılınç’ın, Mersin Büyükşehir Belediye Başkan adayları Vahap Seçer, Hamit Tuna, Burhannetin Kocamaz ve Ayfer Yılmaz’ın afişlerine sıkça rastlıyoruz. Araç süslemelerinde Mehmet Türe–Kocamaz, Durmuş Deniz-Vahap Seçer ve Hidayet Kılınç- Hamit Tuna birbiriyle yarışıyor.

İyi Parti, Ak Parti, MHP, CHP, DP ve SP ilçe binaları çevresi bayraklarla donatılmış durumdadır. Adayların seçim çalışmasını yürüten ekipler, kent merkezinde, köylerde broşür dağıtıp, toplantılar düzenleyip, adaylarını anlatmaya çalışıyorlar. Akşamları yüz iki yüz araçtan oluşan araç konvoyları ile mahalle toplantıları yapıyorlar. Bu tür hareketlenmeler bazen çevreye rahatsızlıklar da verebiliyor.

Gördüğümüz kadarı ile Başkan Mehmet Türe, seçim çalışmalarında daha çok kendini ön plana çıkarıyor. Belediye araç, gereç ve personel gibi imkânlarını sonuna kadar kullanıyor. Kadrosunda bulunan çalışkan ve iyi bir ekip ile etkili bir reklam ve tanıtım faaliyetleri yürütülüyor.

Durmuş Deniz, Anamur’da CHP’nin çıkarabileceği en iyi adaylardan biri. CHP içindeki çeşitli grupların desteğini almış gözüküyor. Deniz Tarım olarak iyi bir geçmişe sahip. Çevresinde Anamur’un zengin iş adamları yer almasına rağmen reklam ve tanıtım faaliyetleri yetersiz gibi.



Hidayet Kılınç, MHP’nin ve Cumhur İttifakının ortak adayı. Gidip geldiği her ortamda büyük ilgi görüyor. Karizmatik bir kişiliğe sahip. İzlediği halk tipi politika nedeniyle her kesim tarafından tanınan ve bilinen bir isim. Geçmişte milletvekili olması, Ankara’yı yakından tanıması, bürokrasiyi iyi bilmesi, yerel ve genel iktidar gücünü arkasına alacak olması bir avantaj.

Peki, kim kazanır?

Geçmiş seçim sonuçlarına göre, Ak Parti ve Mhp’nin ortak oyları ile matematiksel olarak Hidayet Kılınç’ın kazanması lazım.

Başkan Türe, 10 yıllık başkanlık tecrübesi ile bütün partilerin tabanından oy alarak kazanacağını, ha keza Durmuş Deniz, Anamurlu, yerli bir aday olarak her kesimin desteğini alacağını umuyor.

Bitirelim.

Aslında Anamur seçiminde bütün hesap; her hangi bir partiye sempati duymayan tarafsız dediğimiz yaklaşık %15-25 arasındaki kitlenin desteğini alabilmekten geçiyor.

Haydi, kolay gelsin bakalım…





loading...

9 Ağustos 2018 Perşembe

Ergoterapist Enes TUĞRUL ; ERKEN MÜDAHALE

Ergoterapist Enes TUĞRUL ; ERKEN MÜDAHALE

Ergoterapist Enes TUĞRUL Yazıları, YAZARLAR,

Ergoterapist Enes TUĞRUL / Anamur Manşet Köşe Yazarı ; ERKEN MÜDAHALE 

İlk önce yine konumuza başlamadan önce ailelerimizin kafasında somut bilgiler oluşması için birkaç örnek vereceğim…

Bir tane çocuğum 33 aylık iken bana başvurdu. İlk başta çocuğumuzda bir şeylerin normal gitmediğini kreş öğretmenimiz fark ediyor. Çünkü diğer arkadaşlarıyla oyun oynarken bir uyum yok, oyunu uzun süre sürdüremiyor, sürekli kavga ediyor ve bir süre sonra tabi ki arkadaşları aralarına kabul etmiyor. Annede bu durumu fark ediyor ve araştırmalar sonucu Ergoterapi ile tanışıyorlar.

Bir başka çocuğumuz 27 aylık gelişim geriliği şüphesi ile gelişimsel pediatri uzmanı bana yönlendiriyor ve değerlendirme sonucu baktığımız zaman fiziksel ve duyusal olarak desteklenmesi gerektiği sonucuna ulaşılıyor.

Bir diğer çocuğumuzda 5 yaşında. Evde günlük yaşam aktivitelerinde problemler yaşıyordu.Ayakkabısını çorabını giymekte zorlanma,yolda yürürken sürekli takılıp düşme,merdivenden çıkarken ve inerken zorlanma vb

Şimdi gelelim konumuza;

Olumsuz bir gelişim gösterme riski olan ya da gelişimsel bir geriliği olduğu tespit edilen, özel gereksinimi bulunan, kreş-okul yaşındaki ya da daha küçük çocukların belirlenerek bu dezavantajları önleyici çalışmalar yapılması erken müdahale olarak tanımlanır (Karoly, Kilburn ve Cannon 2005).



Ülkemizde erken müdahale konusu, erken müdahale uygulamaları ya da erken müdahale programları henüz yeni bir kavram olmakla beraber son yıllarda önemi daha da anlaşılmış ve gelişmekte olan bir alandır. Erken tanı ve tedavinin tüm gruplarda olumlu sonuçlar verdiği aşikardır. Burada en önemli kısım doğru değerlendirmenin yapılmasıdır.

Erken müdahalenin amaçlarını şu şekilde özetleyebiliriz ;

• Anneye ihtiyaç duyduğu desteği sağlamak

• Aileyi gelişim alanları konusunda bilgilendirmek ve ilk yıllarda aile desteğinin önemi konusunda bilgilendirmek,

• Ailelerin anne babalık becerileri hakkında farkındalıklarının sağlanması ve geliştirilmesi

• Anne babalara çocuğun davranışlarını,,bizlere verdiği iletişim fırsatlarını yönetmek konusunda stratejiler öğretmek,

• Çevrenin olumsuz etkilerini en aza indirmektir.


Erken çocukluk diye tabir ettiğimiz dönemde bazı durumlarda problemin temel nedenini tespit etmek zordur.
Şunu unutmamak gerekir erken çocukluk döneminde uygulanan her program her çocuğa uygun olacak diye bir şey yoktur. Çünkü her çocuğun biricik ve özel olduğunu unutmamak gerekir.

Erken müdahale programı geliştirilirken çocuğa hangi alanlarda destek sağlanması gerektiğini doğru bir şekilde belirlemek, problemlerin temel nedeninin doğru bir şekilde belirlenmesi büyük önem taşımaktadır.

Erken Müdahale diye tabir ettiğimiz program çocuğun farklılıkları göz önüne alınarak uygulanmalıdır.

Eğer planlanan tedavi çocuğunuz için doğru değilse ve doğru şekilde uygulanmıyorsa hiçbir fayda görmeyeceksiniz.



Ergoterapistler olarak çocuğu, aileyi, çocuğun yaşam alanını vb. parametreleri değerlendirerek holistik bakış açısıyla yaklaşmamız en önemli özelliklerimizdendir.

Ergoterapistlerçocuğun yemek yeme alışkanlıklarını, uyku düzenini, gelişimsel sürecini, duyusal uyaranlara verdiği tepkileri, genel olarak mizacını, günlük yaşam aktiviteleri ve oyun becerilerini değerlendirerek çocuğun yaşama katılımını anlamlandırmaya çalışır.












loading...
































25 Temmuz 2018 Çarşamba

Klinik Psikolog Arslan ;Sosyal Medya Psikolojimizi Ne Derece Etkiliyor

Klinik Psikolog Arslan ;Sosyal Medya Psikolojimizi Ne Derece Etkiliyor

YAZARLAR, Klinik Psikolog Murat Arslan'ın Kaleminden,


 Klinik Psikolog Murat Arslan / Anamur Manşet Köşe Yazarı ;Sosyal Medya Psikolojimizi Ne Derece Etkiliyor

SOSYAL MEDYA AĞLARI PSİKOLOJİMİZİ NE DERECE ETKİLİYOR ? 

Günümüzde sosyal medya ağları(facebook, twitter, instagramvb) çok yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. İnternetin gelişimiyle birlikte ortaya çıkan bu sosyal ağlar yaşamımızın bir parçası haline gelmiştir. Araştırmalara göre Dünya nüfusunun ortalama % 68`si sosyal ağlardan herhangi birini kullanmaktadır. Peki, bu sosyal ağları ne kadar doğru ve bilinçli kullanıyoruz? Her zaman insanların aklında şu düşünce vardır; teknolojinin verdiği imkânlardan yararlanmak iyidir. Toplumun çoğunluğundan bu düşünceyi duyabilirsiniz.Tabii ki iyidir ama teknolojiyi nerede nasıl ve ne amaçla kullandığımız` da önemlidir. Günlük yaşantımızda sosyal ağların bilinçsizce kullanımı içinden çıkılmaz bir hal almış durumda ve bu durum insanın psikolojik sağlığını ciddi derecede etkilemekte. Ayrıca sosyal medyada çok zaman harcayanlar diğer insanların kendisinden daha iyi bir hayatı olduğuna inanıyor ve tehlikeleri artırıyor. Gazete sayfalarında internetten tanıştı diye başlayan cinayet, tecavüz, şantaj haberlerini okuyoruz. Diğer yandan sosyal medya kullananların %60’nın amacı, diğer insanların ne yaptığını görmektir. Ergenler arasında da çok yaygın bir şekilde kullanılmakta ve hayatlarının bir parçası haline gelmiştir. Günlük hayatta ki kendi gözlemlerime göre modern insanların ve özellikle şehir merkezinde yaşayan insanların su ve yiyecekten sonra yaşam kaynağı olan sosyal ağlar, gençlerin kendi egolarını tatmin etme aracı olarak görülmektedir. Artık genç nesil aile içinden ve arkadaşlarından tamamıyla kendisini soyutlamış, duygularını ve düşüncelerini sosyal ağlar aracılığıyla duyurmaya çalışmaktadırlar. İnsanlar arasındaki günlük gerçek sohbetler, tartışmalar bitme aşamasına gelmiş artık bunlar sosyal ağlar üzerinden kuruntular ve içten olmayan düşünceler üzerine yapılmaktadır.

Bir başka ayrıntı ise sosyal medya dikizleme ve dedikodu kültürünü arttırmış durumda ve başkasıyla yüz yüze konuşurken söyleyemeyeceğiniz her şeyi orada rahatlıkla söyleyebiliyorsunuz. İnsan sosyal medya ortamında kendi benliğinin dışına çıkabiliyor ve orada başka bir kişiliğe bürünebiliyor. Bu da kişilik, davranış ve düşünce bozukluğunun ortaya çıkmasına sebep oluyor. Buradan yola çıkarak bağlantılı bir şekilde genç nesli farkında olmadan yalnızlığa itiyor ve depresyona girmesine neden oluyor. Ayrıca günümüzde internet üzerinden siber saldırılar ve tehditler artmış durumda, sınırsız. Siber saldırılarda virüs taşıyan mesajlar ve spam mesajlar yollanarak elektronik saldırı uygulanmaktadır. Örnek verecek olursak; Avustralya’nın Melbourne kentinde yaşayan 14 yaşındaki Türk kızı Şeniz Erkan, kendisine ait sosyal paylaşım sitelerindeki hesaplarına girerek tehdit ve saldırılarda bulunan “sanal zorbaların” baskısına dayanamayıp, intihar etti. Burada tamamen kişiyi aşağılamak, küçük düşürmek, onu zor durumda bırakmak için psikolojik bir saldırı uygulanır. Bu durum kurbanlarda ciddi psikolojik sorunlara yol açabilmekte ve yaşadıkları bu sorunlardan dolayı intihar edebilmektedirler. Çocukların ve gençlerin bu tür sanal saldırılara hedef olmasındaki en büyük etken onların gelişim sürecinde olmalarından dolayı, her türlü etkilenmeye açık olmalarıdır. Gençlerde ve çocuklarda yaygın olan öğrenme ve merak duygusu gerçek hayatta da sanal ortamda da kötü niyetli kişiler için bulunmaz bir fırsattır.

Peki, sosyal medya ağlarının hiç mi yararı yok? Sosyal medya ağlarını bağımlı hale gelmemek şartıyla arkadaşlık bağlarını sürdürme ve haberleşme için kullanmak yararlıdır. Doğru bilgi paylaşımı içinde sosyal ağlar önemlidir. Çünkü en hızlı paylaşım bu ağlar üzerinden yapılmakta ve yüzlerce insanın paylaşılan bilgiyi görmesine imkân sağlamaktadır. Yalnız şu gerçek var ki; sosyal medya yaşamımıza girdi. Kullanan sayısı gittikçe artıyor. Gelişimden uzak kalmak mümkün değil. Biz genç nesil olarak bugünü ve geleceği yakalamak için sosyal medya ağlarını öğrenmek, bilgilenmek ve doğru kullanmak zorundayız.

Klinik Psikolog 

Murat ARSLAN
































loading...





























Hüseyin ŞİNASİ ;Anamur’da Balık Çiftlikleri Çıkmazı

Hüseyin ŞİNASİ ;Anamur’da Balık Çiftlikleri Çıkmazı

YAZARLAR, Hüseyin Şinasi,

Hüseyin ŞİNASİ / Anamur Manşet Köşe Yazarı ;  Anamur’da balık çiftlikleri çıkmazı…

Mersin 321 km deniz kıyısına sahip önemli bir ilimizdir. 2008 yılında bazı şirketler Mersin deniz kıyılarında balık çiftlikleri kurmak istemiş, ancak halkın tepkisi, STK’ların yoğun protestoları, yerel mahkemelerin ve Danıştay’ın durdurma kararları sonucu projelerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı. Aradan geçen 10 sene sonra yine bazı şirketler bir kere daha balık çiftlikleri için harekete geçmiş, kuruluş için ön izin belgesini almış bulunuyorlar.

Şirketler, ellerindeki izin belgelerine göre çeşitli bölgelerde CED sürecine halkın katılımı toplantıları düzenliyor. Bu toplantılardan biri de 24 Temmuz Salı günü Anamur-Demirören’de (Melleç) yapılacak. Toplantıda katılımcılara proje hakkında bilgi verilecek, görüş ve önerilerini alacak. Bir anlamda halkın tepkisi ölçülmüş olacak. Ancak bu toplantılarda nasıl bir sonuç çıkarsa çıksın, son sözü söyleyecek olan, yine bürokratlar ve bakanlıklardır. Şirketler bu defa, işi şansa bırakmamış, kendilerine danışmanlık şirketleri bile bulmuşlardır.

Deniz kıyılarına kurulacak olan balık çiftlikleri, çevreye ve ekosisteme çok ciddi zararlar veriyor. Havuzlardaki balıkları beslemek için kullanılan GDO’lu ve yağlı besinler, denizleri kirletiyor. Çiftlikteki balıkların geride bıraktıkları dışkılar, hastalanmış balıklar deniz hayatının yok olmasına neden oluyor. Alglerin artmasına sebep olan dışkılar, sudaki oksijen oranını azaltıyor. Böylece deniz ölüyor.

Karadeniz’de 250 mt derinlikten sonra canlı hayatının bittiği anlatılıyor. Marmara Denizindeki kirliliğin boyutlarının nereye vardığı herkesçe biliniyor. Denizlerimizden ve akarsu ve göllerimizden ele edilen su ürünleri her geçen gün biraz daha azalıyor. Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkeyiz, balık ürünleri ithal etmek zorunda kalıyoruz. İlgili bakanlıklar daha kaliteli ve daha çok üretim için gerekli tedbirleri almak yerine, dışarıdan satın alma kolaycılığına gidiyor.

Anamur sahili yaz aylarında caretta carettaların yumurta bıraktıkları üreme alanlarına sahiptir. Caretta carettaların korunup kollanması işi bazı amatörlerce yapılmaya çalışılıyor. Ören’den Melleç Koyuna kadar olan bölümde nesli tükenmekte olan Akdeniz fokları barınıyor. İşin en önemli tezat tarafı Anamur-Melleç Koyu turizm sahası ilan edilmiştir.

Uzatmayacağım.

Görünen köy kılavuz istemez.

Anamur deniz kıyısından ne kadar uzağa yapılırsa yapılsın, balık çiftlikleri kurma düşüncesi yanlıştır.

Kim desteklerse desteklesin.

Kim sesini çıkarmazsa çıkarmasın.

Dün yanlıştı bugün de yanlıştır.































loading...

































24 Temmuz 2018 Salı

Ergoterapist Enes Tuğrul; Ağlayarak İletişim Kuran Çocuk

Ergoterapist Enes Tuğrul; Ağlayarak İletişim Kuran Çocuk

Ergoterapist Enes TUĞRUL Yazıları, YAZARLAR,

Ergoterapist Enes Tuğrul / Anamur Manşet Köşe Yazarı ; Ağlayarak İletişim Kuran Çocuk...

Bugün ailelerimizin yanlışlar yaptığı bir konu hakkında konuşalım.

Nedir bu konu ?

Ağlayarak iletişim kuran çocuk

Çünkü bana başvuran ailelerimizin en şikayetçi olduğu konulardan birisi konumunda.

Bu durumu irdelemeye başladığım zaman aslında ebeveynlerimizin hatalı davranışlarından dolayı bu durum ortaya çıkabiliyor.

Bir seansımdan örnek verecek olursam;

3 yaşında bir çocuğum gelişim geriliği mevcut ve evde şu ana kadar çocuk tüm isteklerini ağlayarak belirtmiş ve çocuk ağladığı an her şey önüne geliyor ve bu çocukta artık alışkanlık haline gelmiş. İlk iki seansımda planladığım aktiviteyi ortak ilgi ve ortak hedef doğrultusunda yapabilmek için ağlama üzerine yoğun çalışmalar gerçekleştirdik.

Çocuğumuzun seans içerisinde tek yaptığı ağlamaktı. Bu durumu sorguladığım zaman evde çocuk ağladığı an çocuk ney istiyorsa ya da neyi seviyorsa direk önüne getiriyorlarmış tabi ki durum böyle olunca çocuk isteğini nasıl dile getiriyor ağlayarak.

Böyle bir durumda çocuğun aynı zamanda konuşma becerileri ve iletişim becerileri de negatif olarak etkileniyor.Çünkü çocuğa gün içinde iletişim fırsatları tanınmıyor ve öyle ki çocuğumuz konuşma becerileri ve iletişim becerileri olarak da yaşıtlarına göre daha geride seyrediyordu.

Şimdi bu durumu biraz konuşalım:

Bebekler konuşamadıklarından dolayı iki türde iletişim kurarlar. İlk olan ağlamadır.

İkinci olan ise el ve kol hareketleridir.

Bebeğimiz bize farklı ağlama şekilleriyle bizlere farklı mesajlar verir. Aile kısa zaman içerisinde bu mesajları doğru bir şekilde okumayı öğrenir ve iletişim kurmaya başlar. İlk başlarda bebekler ağladığı zaman gözyaşı oluşmuyor. Çünkü bebekte üzüntüye bağlı ağlama daha gelişmemiş oluyor.

Peki çocuğumuz konuşmaya başlayınca ney oluyor ?

Çocuk konuşmaya başladığı zaman ağlamayarak ‘iletişim kurma’ bitiyor veya azalıyor.

Çünkü çocuk, daha etkili bir iletişim şekli olan olan konuşmayı tercih ediyor, konuşmaya geçiş yapıyor

Ama işte maalesef bazı ailelerimizde çocuk konuşmaya başlamış olsa da ağlama bitmiyor.

Acaba bu durum neden kaynaklanıyor,ailelerimiz nerede hata yapıyorlar ?

Bazı ailelerde çocuk konuşarak kendisini ve duygularını konuşarak ifade edebilmesine rağmen, kendini dinletemiyor veya aile çocuğun duygularını kabul etmiyor. Çocuk da konuşarak iletişim kurmaya başladığı zaman, ailesinin onu anlamadığını tam tersi yargıladığını ve reddettiğini düşünüyor.

Peki bu durumda çocuk ne yapıyor?

Bebeklik döneminde kullandığı ve aslında çok işe yarayan ‘ağlama’ yöntemine geri geçiş yapıyor.

Çünkü ağlamak çok işe yarıyordu ve ağladığı durumlarda ebeveynleri onu anlamaya çalışmıştı ve istediğini yapmaya çalışmıştı.

Kısacası, konuşmaya başladığı zaman anlaşılmadığını düşünen veya duyguları reddedilen çocuklar, konuşma yerine ağlamayı tercih ediyor.

Aynı zamanda yukarıda bahsettiğimiz durumların hiçbirisi gerçekleşmemiş olsa bile çocuğun sözlü ifade becerisi gelişmemiş ise çocuk hâlâ ağlamayı kullanabiliyor.

Ayrıca çocuğun ağlamayı kullanmasının bir sebebi daha var.

Nedir bunlar bir bakalım

Dört çeşit aile türü vardır. Bu aile türlerinden biri de esnek ailedir.

Nedir bu esnek aile

Esnek aileler evde bir düzen sağlayamazlar.

Yani sınırlar tam olarak belli değildir.

Sınırlar tam olarak çizilmediği için çocuk her istediğini yaptıracağını düşünebiliyor.

Tüm bu konuştuklarımız sonucunda şunu söyleyebiliriz

Amacımız çocuk ağladığı zaman onun ağlamasını engellemek ya da azaltmak olmamalı, çocuğun kendisini ağlayarak ifade etme ihtiyacını ortadan kaldırmak olmalıdır.

































loading...
































20 Temmuz 2018 Cuma

Anamur’da Turizm ve Balık Çiftlikleri

Anamur’da Turizm ve Balık Çiftlikleri

YAZARLAR, Hüseyin Şinasi,

Hüseyin Şinasi / Anamur Manşet Köşe Yazarı ;
Anamur’da turizm ve balık çiftlikleri…

Ankara Ticaret ve Turizm Yüksek Öğretmen Okulu- Turizm Bölümü (Şimdiki adı Gazi Üniversitesi Ticaret ve Turizm Fakültesi) 1981-1982 yaz dönemi mezunuyum. Yüksek okul bitirme tezim “Anamur ve Çevresinde Turizm” idi. 1982-2005 arasında Ticaret Meslek Liselerinde Meslek Dersleri Öğretmeni olarak görev yaparken, branşımız olan turizm derslerini okuttuk. Anamur ve çevresinde turizm konusunda yazdığımız yazılar internet sitelerinde, kitap ve dergilerde yayımlandı.

Bu küçük hatırlatmadan sonra başlayabiliriz.

Anamur, Mersin iline bağlı, Türkiye’nin en güney ucunda, denizi, kumu, güneşi, tarihi eserleri ve sosyal, kültürel ve doğal zenginlikleri ile şirin bir ilçemizdir.

Ülkemizin en önemli turizm merkezleri, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Muğla, Aydın, Ürgüp Göreme, Konya, Doğu Karadeniz, Adıyaman, Şanlıurfa, Hatay, şeklinde sıralanabilir.

Mersin’de Tarsus, Silifke, Erdemli, Mezitli, Gülnar, Mut, Anamur ve Bozyazı zengin turistik değerlere sahiptir. İyi değerlendirilebilirse Alanya, Side, Kemer, Fethiye, Marmaris, Bodrum, Kuşadası gibi bir turizm merkezi olmaya adaydır. Tarsus yakınlarındaki Kazan bölgesi turizm alanı ilan edilmiş, Kız Kalesi turistik bakımdan kendini ispat etmiş merkezlerdir. Silifke’de bu konuda olumlu gelişmeler vardır.

Anamur ve çevresinde günümüzde, 60’lı 70’li yıllardaki turistik hareketlilik yoktur. Ekonomik hayat ağırlıklı olarak tarımsal faaliyetlere yönelmiştir. Ancak Kültür ve Turizm Bakanlığının Demirören-Melleç Koyunu turizm sahası ilan etmesi, yerel yönetimlerin yaptığı çalışmalar turizmin gelişmesi bakımından umut vericidir. Bu kapsamda Anamur yakınlarındaki Köşekbükü Mağarası yeniden restore edilmiş, ulaşımı kolaylaştırılmıştır. Alanya-Gazipaşa, Anamur ve Bozyazı ilçelerinin ortak katkılarıyla Kaşpazarı Yaylasında, Mayıs ayı başında şenlikler düzenlenmektedir. Binlerce kişiyi ağırlayan bu bölge kış turizmi için uygun özelliklere sahiptir. Nitekim Mersin Büyükşehir Belediyesi uzun süren bir çalışma ile yollarını genişletmiş, düzenleme çalışmaları yapmıştır. Bakanlık tarafından buranın turizm alanı ilan edilmesi, çeşitli tesislerin yapılması kış sporları ve kayakçılar için yeni bir alternatif ortaya çıkaracaktır.

Anamur ve Bozyazı’da deniz turizmini tercih etmeyenler için yakın çevredeki yaylalar önemli bir turizm faaliyetidir. Yaz aylarında Kaş, Abanoz, Akpınar, Kozağacı, Elmakuzu, Ardıçlıtaş, Devrent, Kaşpazarı Yaylaları çok hareketli ve canlıdır.

Neden bu konuya girdik biliyor musunuz?

Anamur kıyılarında balık üretme çiftlikleri kurmak istiyorlar. Hem nereye yapıyorlar dersiniz, Demirören-Melleç Koyu yakınlarına. Hani Melleç’i siz turizm alanı ilan etmiştiniz. İşte şimdi olmadı. Yapmayın, denizi ve turizmi öldürmeyin.
































loading...































18 Temmuz 2018 Çarşamba

Mustafa Esmer Cengiz, Kabus Bitti Çocuklar

Mustafa Esmer Cengiz, Kabus Bitti Çocuklar

YAZARLAR, Mustafa Esmer Cengiz Kaleminden,

Mustafa Esmer Cengiz / Anamur Manşet Köşe Yazarı ; Kabus Bitti Çocuklar...

İyi hal yok, indirim yok,bindirim var üstelik.

Tamı tamına 183 yıl, 6 ay ceza. Az bile, insan öz kızlarına…

Ben utancımdan yazamazken, sen…

İdam dediğin ne ki, 
ölmeden mezara koyarlar adamı böyle. İyi oldu, helal olsun o hakimlere, savcılara. Aylardır davanın izini süren gönüllü avukatlara helal olsun.Semra Kabasakal'a Özüm Öz’e,Tülay Sevgi Can’a,Burcu Düzen’e,Emrah Çeliktaş’a. Davayı izlemek için ta İzmir’den kalkıp gelen UCİM başkanı Saadet Özkan öğretmene, yardımcısı Yücel Ceylan’a selam olsun. Toplumu bilgilendirmek adına gecesini gündüzüne katan gazeteci arkadaşlara selam olsun, Abidin Yağmur’a herkesten evvel. Gizli olmasına karşın bir yolunu bulup izlemiştim o duruşmalardan birini ben de, mağdurlarla konuşmuştum. Nasıl üzüldüğümü, insanlığımdan utandığımı yazmıştım da. Kararı Ankara dönüşü öğrenebildim bu sefer, nasıl sevindiğimi anlatamam. Son günlerde çoğaldıkça çoğalan, yayıldıkça yayılan, hatta olağanlaşan bu tür çirkinlikleri göze alan canilere ders olur inşallah, Süren davalarda mahkemelere emsal olur. 

Tamı tamına 183 yıl, 6 ay. Eden bulur, bulsun. Az bile. Allahın her günü diken üstünde oturan o yavrucaklar rahat bir nefes aldılar böylece, Annesi ,abisi rahatladılar bir nebze de olsa. Olanlara kahrolan duyarlı insanlar, sivil toplum örgütleri de öyle. Suçun cezasız kalmayacağını bilmek ve buna tanık olmak su serpti içimize. 

Eden bulur, bulsun. Ve bir daha böyle insanlık dışı davaları izlemek nasip olmasın bana, duymak, yazmak nasip olmasın...

Mustafa Esmer Cengiz






























loading...
































10 Temmuz 2018 Salı

Şinasi; Zaman Su Gibi Akıp Giderken

Şinasi; Zaman Su Gibi Akıp Giderken

YAZARLAR, Hüseyin Şinasi,


Hüseyin Şinasi / Anamur Manşet Köşe Yazarı ; Zaman su gibi akıp giderken…

Zaman, acılarıyla, sevinçleri, hüzünleriyle, mutlulukları, hayal kırıklıklarıyla su misali akıp gidiyor. Geçip giden zamanı, akıp giden suyu durduramazsın. Aslında geçip giden bir ömürdür.

Temmuz ayındayız. Hava sıcak. Anamur Saat Kulesinde öğle saatlerinde, sıcaklık 47 derece gösteriyor.

Anamur, coğrafi konum olarak Türkiye’nin en güney ucunda yer alıyor. Kıbrıs’a 75 km. uzaklıkta, Mersin ve Antalya il merkezlerine ulaşım D-400 sahil yolu ile yapılabiliyor. Anamur’a otobüs ile Antalya’dan, Mersin’den ve Konya’dan beş altı saatte ancak ulaşılabiliyor.

Anamur’un iklim özellikleri için ders kitaplarında, “yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır, der. Akdeniz Bölgesinin Orta Toroslar bölümü, Taşeli Platosunda yer alan Göksu nehri üzerinde yapımı tamamlanan Ermenek ve Gezende Barajları çevrenin iklim yapısını değiştirmiş, ekolojik dengeyi bozmuştur. Kıbrıs’a su götürmek amacıyla Anamur Kocaçay üzerinde yapılan Alaköprü Barajı nedeniyle çevrede yağış azalmış, kuraklık artmıştır.

Anamur ve Bozyazı Ovası muz seraları ile dolmuş, naylon denizi haline dönüşmüş, denge bozulmuş, sıcaklık artmıştır. Değişen ve bozulan ekolojik dengeler nedeniyle yükseklere ve yaylalara kar yağışı azalmış, sahil kesimde yağışın şekli, zamanı belirsizleşmiş, ne zaman ne olacağı bilinmez hale gelmiştir. Yeraltı ve yerüstü su kaynakları azalmış, hatta kurumuş, toprakta tuzlanma ve çölleşme başlamıştır.

Anamur, Bozyazı ve çevresinde ekonomik hayat, tarım, hayvancılık, ticarete dayanır. Yaş meyve sebze üretimi, muz ve çilek yetiştiriciliği olmazsa olmazlardandır. Örtü altında –Seralarda- muz üretimi artmaya devam ediyor.

Muz, çilek ve sebze üretimi için yol, su ve elektrik çok önemlidir. Yolu, suyu ve elektriği olmayan yerin ekonomik değeri azdır. Anamur ve Bozyazı Ovalarında bir dönüm tarla 150 bin, 200 bin liradan alıcı bulurken, kırsal alanlarda bu fiyat daha aşağılardadır.

Yerelde yol yapımı belediyelere, elektrik dağıtımı özel şirketlere, su DSİ’ye bırakılmıştır. Anamur ve Bozyazı’ya hizmet verecek kapalı devre sulama sistemi projesinde çalışmalar devam ediyor. Sistemin bir kısmının gelecek yıldan itibaren hizmete girmesi bekleniyor. Su kaynaklarının Devlet Su İşlerine devredilmesine bağlı olarak yerel sulama birlikleri de kapatılmış, personeli DSİ’ye geçmiştir.

Yazın sıcaktan, kışın soğuktan şikayet ediyoruz. Ancak güneş ve sıcak meyve ve sebzelerinin gelişmesi, yetişmesi, için gerekli. Muz sıcak ve nemli havayı sever. Çilekçiler için de kışın bir süre soğuk olması lazım.

Çilekçiler sezonu çoktan kapattı. Bu sene üretimden ve fiyatlardan memnunlar. Muzcular da öyle.

Muzcular için mücadele yıl boyunca devam ediyor. Daha önceleri Mart ve Nisan aylarında başlayan bakım, onarım, yaz aylarında sulama, gübreleme, doğum, Ekim ve Kasım aylarında dalların kesimi ile biten muz hasadı, artık yılın bütün aylarına yayılmış bulunuyor.
































loading...